Sizi arayan, hizmetinize ihtiyaç duyan insanlarla daha kolay bir şekilde buluşabilmek ve kişisel gelişim işinizi çok daha hızlı bir şekilde ayağa kaldırabilmek için bir niş alan seçmemiz ve bir hedef kitle belirlemeniz gerektiğini konuşmuştuk. Amacınız, hobinize para akıtmak yerine bir iş yaratarak para kazanmak ise bu yazıda açıkladığım 9 kritere göre niş alanınızı ve hedef kitlenizi kontrol ederek zaman ve para kaybetmekten kendinizi koruyun.

Seçtiğiniz alana yatırım yapmaya başlamadan önce niş alanınızın bazı kriterlere uyup uymadığını mutlaka kontrol etmenizde fayda var. Çünkü danışan bulamamaktan şikayet eden koçların büyük bir kısmında sorunun kaynağı yeteri kadar büyük bir geri dönüşüm potansiyeline sahip bir alan seçmemiş olmalarından kaynaklanıyor.

 

Seçtiğiniz niş alanınız aşağıdaki kriterlere uyun değilse kendinize bu kriterlere uygun başka bir alan seçin.

 

1- Hedef kitlenizin umutsuzca çözüm bulmaya ihtiyaç duydukları önemli problemleri var mı? Ya da ulaşmak için herşeyi yapabilecekleri bir arzuları?

Bu insanların çözmek için para ödemeye razı olacakları bir sorunları ya da arzuları yoksa, vereceğiniz hizmeti ve ürünlerinizi almaya yanaşmayacaklardır. Hep söylediğim gibi insanlar gerçek sorunlarına çözüm bulmak için para öderler.

Örneğin her anne baba iyi birer ebeveyn olmak ister. Fakat sorsanız tüm eksiklerine rağmen pek çok anne baba gayet iyi ebeveynler olduklarını söyleyecektir. Peki, iyi anne baba olmanın gerçek anlamı nedir? Hangi problemleri var, onları iyi birer anne bana olmaktan ya da kendilerini böyle görmekten alıkoyan sorun nedir? Çocuklarının hırçınlıkları ve inatçılıkları karşısında sinirlerine mi hakim olamıyorlar. Çocuklarına hayır mı diyemiyorlar? Çocuklarının üstünde otorite mi kuramıyorlar? Gerçek sorunları ne? Gerçekten neyi düzeltmek istiyorlar? Yoksa çocuk sahibi oldukları için yaşadıkları pişmanlık ve suçluluk duygusuyla mı boğuşuyorlar??? Gerçekten düzeltmek istedikleri şeyi /şeyleri bulmuş olmanız çok önemli.

Niş alanınızdaki hedef kitlenizin gerçekten onlar üzerinde baskı uygulayan sorunları yoksa, istediğiniz yanar dönerli hizmeti sunun, almak için motive olmayacaklardır.

 

2- Sizi karşılamaya güçleri var mı?

Hep duyduğumuz bir söz vardır: “Tutkunu takip et, para gelecektir.” Bu benim duyduğum en kötü tavsiyelerden biridir. Çünkü tutkunuzun olduğu yerin para yaratma potansiyeli yoksa, istediğiniz kadar çalışın bir gelir elde edemezsiniz. Maalesef gerçek bu… Ha, siz tutkulu olduğunuz alanda gönüllü işleri yine yapın, fakat amacınız para kazanıp geçiminizi sağlamak ise tutkunuzun aynı zamanda para getirip getirmeyeceğiniz de kontrol edin.

 

Koçluk için hedeflediğiniz kitlenin sizin yardımınıza fazlasıyla ihtiyacı olsa bile, bunu karşılamaya güçleri yoksa, o alanda para kazanmanız ve işinizi devam ettirebilmeniz imkansızdır.

 

Mesela yeni boşanmış kadınlara hayat koçluğu yapmak istediğinizi düşünelim. Bu kadınlar yaşamlarında büyük bir değişimin içinde ya da bu değişimden çıkmaya çalışıyorlar ve yeni bir hayat kurmanın arifesindeler. Elbette yaşamlarına yeni bir yön verme konusunda sizin hizmetinize kesinlikle ihtiyaçları olabilir. Ancak bu kadınların muhtemelen çok büyük bir kısmı boşanma sürecinde büyük maddi kayıplara uğramıştır. Avukat masrafları, ev değiştirmek ve hatta şehir değiştirmenin getirdiği maddi yükleri olmuştur. Bu grubun içinde isteseler bile bir  yaşam koçuna para ayırabileceklerin sayısı oldukça düşüktür.

Örneğin yeniden iş yaşamına katılmak isteyen, uzun yıllar ev kadınlığı yapmış ve çocuklarına bakmış annelere, ev kadınlarına kariyer koçluğu yaparak iş yaşamına daha iyi bir şekilde entegre olmalarını sağlamak gerçek bir ihtiyaca hizmet eder. Ancak bu kadınların büyük bir kısmı da yine çok isteseler bile size ödeme yapabilecek durumda olmayabilir.

Bu tip nişleri bir kazanç kaynağı olarak ele almak yerine sosyal sorumluluk projeleri kapsamında gönüllü çalışmalar olarak yürütmenizde fayda var.

 

3- Kolayca ulaşılabilir durumdalar mı?

Seçtiğiniz alan içinde belirlediğiniz hedef kitlenize ulaşma ihtimaliniz nedir? Bu insanlarla bağlarınız, bağlantılarınız var mı? Bunlar sizin için ulaşılabilir durumda mı?

Hedeflediğiniz kitlenin karşısına kolayca çıkabiliyor olmanız, onlara kolayca ulaşabilir olmanız çok önemli.

Yine bir örnekle açıklamak gerekirse ultra zengin insanların da mutlaka koçluğa ihtiyacı vardır. Hatta pek çok konuda çok daha fazla sorumlulukları olduğundan koçluk desteği almaları için çok daha fazla nedenleri vardır. Ancak sizin bu ultra zengin kesime ulaşmanız ne kadar mümkün?

Onları topluca bulabileceğiniz yerlere sizin ulaşımınız ne durumda? Bu insanlarla karşılaşma, onlara sunum yapma ya da kendinizi tanıtma şansınız ne kadar?

 

4- Rahatça pazarlama ve tanıtım  yapabilir misiniz?

Gönül rahatlığı ile, çekinmeden pazarlama yapabileceğiniz bir niş mi bu? Yasal, ahlaki, etik ya da kendi kişisel nedenlerinizle pazarlama yapma ya da detaylara girme konusunda çekimser kalacağınız bir alanı seçmeniz sizi yormaktan başka bir işe yaramaz.

Örneğin, çiftlerin aralarındaki cinsel sorunlara girmeye çekincekseniz ilişki koçluğu ne kadar size göre bir alan?

 

5- Niş kitleniz hizmet ve ürünlerinizi almak için para öder mi?

Bazı gruplar yapıları itibariyle koçluk hizmetlerine ve ürünlerine sıcak bakmazlar. Böyle bir hedef kitleyi seçmediğinizden emin olun. Hedef kitlenizdeki kişiler maddi güçleri yeterli olsa dahi bu işe para ödeyecek yapıda insanlar olmayabilir.

 

6- Bu niş alanınız insanlar için gelip geçici bir durum mu? 

Nişiniz gelip geçici bir trende mi hitap ediyor? Yoksa yıllar geçse de varlığını sürdürecek bir alan mı? İnsanların bu nişe ilgileri zaman içinde azalıp yok olur mu? Moda konuların peşine takılmak eğer kendiniz orijinal bir fikir ile bir akım yaratmıyorsanız uzun soluklu bir çalışma alanı olmayabilir.

Hatırlarsanız bundan 10 yıl kadar önce bir “Secret” modası çıktı. Neredeyse hepimiz filmini de izledik, kitabını da aldık, çalışmalarına da katıldık vs vs vs. Bir ara kitapçıların kişisel gelişim raflarının neredeyse yarısı çeşitli konularda “sırlar” içeren kitaplarla doluydu. Bu konu o kadar çok moda oldu ve konuyla ilgili o kadar çok ürün ve hizmet piyasaya sürüldü ki bir süre sonra pazar tamamen doydu hatta taştı. Sıradan insanlar bile “secret”ın ne olduğunu kulaktan dolma da olsa öğrendi. Konu cazibesini kaybetmeye başladı. Şimdi yeni trendlerin peşindeyiz.

Moda bir alana girmek istiyorsanız şunu düşünmenizde fayda var. Eğer bu konu çoktan moda olduysa pazar doymaya yakın mıdır? Konuyla ilgili çalışan bir çok koç ve kişisel gelişim uzmanı vardır. Bu kalabalık arasında kendinize bir yer bulabilecek misiniz? Bu konu üzerinde çalışmak size yeterli kazancı sağlayacak mı? Uzun vadede bu trend nereye gider?

 

7- Bu niş kitle için üretilmiş başka ürünler ve hizmetler var mı?

Sizin üzerinde çalışmayı düşündüğünüz niş alanınızda aynı hedef kitle için üretilmiş ne tür farklı hizmet ve ürünler var? Bunlarla ne kadar rekabet edebilirsiniz? Bunlar rağbet görüyor mu? Satılıyor mu? Birden fazla ürün satabileceğiniz ya da biren fazla koçluk paketi satabileceğiniz bir kitle mi?

 

8- Bu niş pazarda hala hazırda rekabet var mı?

Yukarıda belirttiğim gibi sizin hedeflediğiz kitleye başka kimler hizmet veriyor? Bu kişiler sorunlarını başka şekilde çözebiliyorlar mı? Hedeflediğiniz pazarda rekabet ne durumda?

 

9- Bu alanda uzun yıllar emek harcayacak kadar tutkulu musunuz? Bu alanı ve bu insanları seviyor musunuz?

Yukarıda tutkunun peşinden gitmek her zaman para kazandırmaz dedim ama yaptığınız işe tutkuyla bağlı değilseniz başarılı da olamazsınız. Üzerinde çalışmak istediğiniz ya da hala hazırda çalışıyor olduğunuz konuları şöyle bir bakın, içinizdeki ses size ne söylüyor? Gerçekten sevdiğiniz konular mı? Gerçekten birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınız insanlar mı? Yoksa bu alanı ve bu hedef kitleyi başka nedenlerden dolayı mı seçtiniz?

Sürdürülebilir başarı için (hele de bizi çalışmaya zorlayan bir partonumuz, müdürümüz yoksa) en büyük motivasyon kaynağımız tutkumuz olacaktır. İçinizden gelen bir çoşku bir ateş yoksa yüreğinizi ısıtan başka bir alan ve insanlar bulun.

Tüm bu kriterlere uyan bir alan bulduysanız, işinize dört elle sarılın ki zaten sarılacaksınızdır. Henüz alanınızı keşfedemediyseniz araştırmaya, denemeye, keşfetmeye daha fazla vakit ayırın.

 

Seçtiğiniz alan ve hedef kitleniz yukarıdaki bu kriterlere ne kadar uyuyor? Kafanızda soru işareti doğuran noktalar olduysa yorumlar kısmında paylaşın lütfen. Üzerinde konuşalım.

Yorumlar

yorumlar